Mide içeriğinin(asid, safra veya gıdalar) yemek borusuna geri kaçması reflü olarak adlandırılır.

Yemek borusunda besinleri mideye doğru iten hareketler ve mide ile yemek borusunu birbirinden ayıran ve mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına engel olan halk arasında mide kapağı olarak bilinen ve alt özofagus sfinkteri olarak adlandırılan bir kas vardır. Bu kas uzun süre gevşek kaldığında ve/veya yemek borusunun itici hareketleri bozulduğunda mide içeriği yemek borusuna kaçar ve geri mideye doğru temizlenemediği için özellikle asit ve safranın etkisi ile mideden boğaza kadar çıkan  yanma meydana gelir.

BELİRTİLERİ
En tipik belirtisi yanma olmakla birlikte göğüste ağrı, baskı hissi, öksürük, ses kısıklığı ve ses kalitesinde bozulma gibi belirtileride vardır. Daha az olarak  yutma güçlüğü, ağrılı yutma ve bazende kanama görülebilir.
 
TEŞHİS VE TEDAVİ
Teşhis hastanın şikayeti ile konulur. Tipik olmayan vakalarda yemek borusunun ilaçlı filmi, yemek borusu içindeki asidi ölçen Ph metri, yemek borusu hareketlerini değerlendiren manometri ve yemek borusunda tahriş veya zar değişikliğini veya mide fıtığını gösteren endoskopiden faydalanılır. Bunlar içinde en sık kullanılanı endoskopidir.

Yemek borusu alt kısmında görülen ve Barret özofagus olarak adlandırılan zar değişikliğini gösteren ve biyopsi almaya olanak sağlayan   yegane yöntemdir. Ayrıca yemek borusunda tahriş, ülser veya darlık varsa bunlarda endoskopi ile görülebilir ve darlık var ise endoskopik olarak genişletilebilir.

YAŞAM TARZINIZA DİKKAT!

Tedavide yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi gibi seçenekler vardır.

Yaşam tarzı değişikliği esas olarak doğru beslenme alışkanlığı kazanmak, refü ve midede asit artışına yol açan yiyecek ve içeceklerden kaçınmayı içerir. Doğru beslenme alışkanlığı mideyi çok doldurmamak, akşamları hafif ve geç saatte olmamak şartı ile 3 öğün düzenli yemek yemek, abur cubur yemekten kaçınmayı içerir. Kilo almamak, kilo fazla ise kilo vermek, beli sıkı giysilerden kaçınmak, tok karnına başaşağı eğilmek veya spor yapmaktan kaçınmak, yatarken boyundan itibaren başı 45 derece yükseltmek; çay, kahve gibi kafeinli içecekler; gazoz, kola, maden suyu gibi gazlı, bira gibi mayalı içecekler; kızartma tarzında hazırlanan yiyecekler, aşırı yağlı, salça ve baharatlı yiyecekler, kuruyemiş, çikolata, poğaça gibi mayalı yiyeceklerden uzak durmak gerekir.

Bazı ilaçlarda reflüyü artırabilir. Bu nedenle hastanın kullandığı ilaçlar gözden geçirilmeli ve hayati olmayan ilaçlar kesilmeli veya reflüye yol açmayacak muadilleri ile değiştirilmelidir.

İLAÇ TEDAVİSİ
İlaç tedavisinde esas mide asidini baskılamak ve yemek borusunu asid ve safranın tahriş edici etkisinden korumaktır. Bu amaçla proton pompa inhibitörleri ve gece reflüsü devam eder ise  yardımcı olarak H2 reseptör antagonistleri kullanılmaktadır. Ayrıca yemek borusundaki itici hareketleri artırıp alt uçtaki kasın kasılmasına yardımcı olacak motilite düzenleyici ilaçlar, mide ile yemek borusu arasında köpük tabakası oluşturarak geçici de olsa mide asidinin yemek borusuna kaçışını engelleyen ilaçlar tedaviye eklenebilir.
Tedavi süresi 3 aydır. Tedavi bitiminde şikayeti hemen tekrarlayan veya Barret özofagus olan hastalarda uzun süreli düşük doz idame tedavisi gerekebilir.

İLAÇ TEDAVİSİ YANIT VERMEZSE?
İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya uzun süreli ilaç tedavisini kullanmak istemeyen hastalar ile, genç ve reflü ile birlikte mide fıtığı olan hastalara cerrahi tedavi önerilebilir.
Cerrahi tedavi laparoskopik olarak yapılmaktadır. Midenin hava odacığı yemek borusunun alt ucu etrafında tama yakın döndürülerek sarılmakta ve gevşek olan alt uç sıkılaştırılmaktadır. Endoskopi ve alınan biyopside Barret özofagus teşhis edilen hastaların düzenli aralıklarla takibi gereklidir.

Gastroenteroloji Uzmanı
Doç Dr. Timuçin AYDOĞAN